Dolar alacaklar aman dikkat!

Yazan: Yonetici | 26 Ekim 2008
Kategoriler: Güncel, Haberlerden, ilginç Fikirler

Dolar fırladı halk paniğe kapıldı. Peki gözü korkan vatandaş ne yapmalı? Çıkış yolunu Prof. Asaf Savaş Akat gösterdi.

Bilgi Üniversitesi İİBF Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf SavaÅŸ Akat, ”Kur hareketinde kritik olan yabancının deÄŸil yerlinin hareketidir. Biz döviz almadığımız sürece hiç bir ÅŸey olmaz” dedi.

Yerli dolara mesafeli

Tam aksine vatandaşın 2001 sonrasında da zaman zaman yaÅŸanan ataklarda yüksek seviyelerden döviz aldığını hatırlatan Prof. Dr. Akat, “Åžimdilik yerli uzakta hatta satsam mı diye düşünüyor” ifadelerini kullandı.

Garanti Bankası ve DÜNYA Gazetesi tarafından ortaklaÅŸa düzenlenen ‘Garanti Anadolu Sohbetleri’nin 55. toplantısı Åžanlıurfa’da yapıldı.

Türkiye’nin en büyük sulanabilir tarım arazisine sahip Åžanlıurfa’ya yeni bir kimlik kazandırmak için yapılması gerekenler, ÅŸanlıurfa’nın nasıl gözde bir marka olacağı, bölgesel kalkınma ve GAP Eylem Planı, tarımın geleceÄŸi, komÅŸu ülkelerle ekonomik iliÅŸkiler ile kültür turizminin ÅŸehre yapabileceÄŸi katkılar tartışıldı.

Krizlerin ağa babası

Toplantıda güncel ekonomik geliÅŸmeleri deÄŸerlendiren Bilgi Üniversitesi İİBF Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf SavaÅŸ Akat, global ekonomiyi sarsan krizi tanımlarken “İçinde yaÅŸadığımız kriz ciddi bir krizdir. Bütün krizlerin aÄŸa babasıdır” saptamasında bulundu.

Çin ekonomisi krizden çıkışa yön verecek

Akat, kredi krizinin 1929 yılında yaÅŸanan Büyük Buhran ile mukayese edildiÄŸini hatırlatarak bu krizin o dönemde yaÅŸanan krizden daha büyük olduÄŸunu savundu. Akat, “1929 buhranı çoluk çocuk oyuncağıdır. Çünkü sistem bu kadar geliÅŸmiÅŸ deÄŸildi” diye konuÅŸtu. Türkiye için çok karamsar bir tablo çizmediÄŸini bu krize geç girip erken çıkabileceÄŸimizi anlatan Akat, dünya ekonomilerinin bu krizden çıkış sürecini biraz da Çin ekonomisinin yön vereceÄŸini aktardı.

Yaşanan krizin kredi genişlemesi ile hızlı büyüyen ekonomilere bir düzeltme getirdiğini ve bu sürecin sancılı geçeceğini ifade eden Akat, mali krizin dibini görüp görmediğini söylemenin henüz zor olduğunu belirterek şöyle konuştu:

Türkiye mesafe aldı

“2009 gitti. 2010′da da büyümeler kötü olacak. Güzel günlere 2011′de geri döneceÄŸiz. Yılbaşından beri Türkiye bu yıl yüzde 3 büyürse baÅŸarı diyorum. 2009′da da ya yüzde 2 büyürüz veya yüzde 2 küçülürüz. Muhtemelen sıfır olur.” Türkiye’nin bu krizde daha önceki dönemlerden çok farklı bir performans çizdiÄŸine dikkat çeken Akat, “Türkiye bir ÅŸekilde bunun dışında kaldı. Bunun gerisinde 2001 krizinden sonra alınan mesafeler var” dedi.

Bütçe performansının iyi olduğunu ve enflasyonun geçmiş yıllara göre büyük düşüş kaydettiğini ve tek haneli rakamlara gerilediğini hatırlatan Akat, krizin etkisi ile ithalatın ihracattan daha hızlı düşme potansiyeli olduğunu kaydederek bunun da dış açığa yapacağı iyileştirmeye vurgu yaptı.

Yerli almazsa korkma

KonuÅŸmasında kur ile ilgili deÄŸerlendirmelerde yapan Prof. Dr. Akat, kuurn tamamen küresle geliÅŸmeler nedeniyle tırmandığını ifade ederek Türkiye’de kur hareketinde kritik olanın yabancının deÄŸil yerlinin tavrı olduÄŸunu belirtti.

Yerli yatırımcı döviz alımına yönelmediÄŸi sürece korkulacak bir ÅŸey olmadığını aktaran Akat, “Åžimdilik yerli uzakta, hatta satsam mı diye düşünüyor. Orada rahatız. Rezerv konusunda ise hem bankalar hem de TCMB rahat. Kurda büyük bir ÅŸey beklememek lazım. Eski ortalamalar biter daha yukarıda yeni dengelere oturur” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

AB süreci kesilmemeli Åžanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu BaÅŸkanı İsmail Demirkol’da toplantıda yaptığı konuÅŸmada KOBİ’lerin sadece dünya ve Türkiye pazarında deÄŸil bir metre ötesindeki firmalarla bile rekabet içinde olduÄŸunu belirterek iÅŸletmelerin daha desteklenmesini istedi.

Küçülen dünyada güçlü bir ÅŸekilde var olabilmenin üretimle mümkün olduÄŸunu kaydeden Demirkol, Türiye’nin AB sürecinin kesintisiz sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Åžanlıurfa’da AB hibe fonlarından yararlanarak ÅŸehrin kalkınması için çeÅŸitli projeler yürüttükleri bilgisini veren demirkol son olarak kız çocuklarının eÄŸitimi ile ilgili bir projeyi yürüttüklerini bildirdi. Åžanlıurfa’nın yılda 3 bin satten fazla güneÅŸli gün sayısı olduÄŸunu sulanabilir en büyük tarım arazilerine sahip olduÄŸunu kaydeden Demirkol, ÅŸehrin potansiyelini deÄŸerlendirmesi gerektiÄŸini ve bu ihtimalin çok yüksekolduÄŸunu aktardı.

İlimizi kendimiz kalkındıralım Åžanlıurfa Belediye BaÅŸkanı Dr. Ahmet EÅŸref Fakıbaba ise ÅŸimdiye kadar Urfa’yı Urfalıya anlatmaya çalıştıklarını halkın taleplerini yerine getirmeye çalıştıklarını kaydetti. Fakıbaba, ÅŸehre yatırımcı çekmek için Avrupa Parlamentosunda görevli Türk milletvekilleri, Avrupa ülkelerinde belediye baÅŸkanı ve senatör olarak görev yapan Türkleri illerine davet ederek bilgilendirme çalışmaları yaptıklarını bildirdi.

Nitekim 12 kiÅŸilik parlamenterler grubu Garanti Anadolu Sohbetleri toplantısına katılarak yetkililerden bilgi aldı. Kendilerine düşen görevin inanç turizmi ile gerekli çalışmaları yapmak olduÄŸunu aktaran Fakıbaba, “Biz herÅŸeyi devletten bekliyoruz. Özel sektörü teÅŸvik ederek inanç turizmini ayaÄŸa kaldırmak zorundayız” dedi.

GAP hayata geçerken yörenin turizm potansiyelini harekete geçirecek adımların da atılması gerektiÄŸi üzerinde duran Fakıbaba, yörenin turizm haritası çıkartılarak özel sektör iÅŸbirliÄŸi ile kalkınma hamlesinin yapılması gerektiÄŸini ifade etti. Yönetimler el ele vermeli Turizm GeliÅŸtirme EÄŸitim Vakfı Genel Sekreteri Dr. Özen Dallı, her ilin çekiciliÄŸini artırmaya çalıştığını ve marka olmak için çabaladığına dikkat çekerek “MarkalaÅŸma uzun soluklu bir olaydır. Bir fark edilebilirlik yaratılmak zorundadır” dedi.

İlin markalaÅŸmasına sadece mahalli idarelerin deÄŸil üniversite ve ilin sivil toplum örgütlerinin de katılması gerektiÄŸini kaydeden Dallı, uluslararası platformda artık ülkelerin tanıtımından ziyade bir bölgenin veya bir ÅŸehrin tanıtımının öne çıktığını aktararak Åžanlıurfa’nın da öne çıkartacağı özelliÄŸini iyi belirlemesi gerektiÄŸini vurguladı. Dallı, farkedilebilirlik yaratılması gerektiÄŸinin altını çizdi. Bu noktada İstanbul’un son dönemde dünya kongre turizminden pay alabilmek için yaptığı çalışmaları da örnek gösteren Dallı, Urfa’nın da bu noktada ÅŸansı olabileceÄŸini kaydetti.

Dallı, dünyada 900 milyon insanın seyahat ettiÄŸini bunun 100 milyonunun kongre turizmi nedeniyle seyahat ettiÄŸini ve 850 milyar dolarlık turizm geliri içinde paylarının 250 milyar dolar olduÄŸu bilgisini de sundu. Dallı kongre turizmi için seyahat eden kiÅŸilerin normal turistten 3 kat fazla harcadığına da dikkat çekti. Dallı ayrıca kurun yükseliÅŸinin Türk turizmcisi için iyi haber olmasına karşılık krizin ABD ve Avrupa’daki kiÅŸilerin gelirini de düşüreceÄŸini hatırlatarak turizmde bu yılki hedeflere yaklaşılsa bile 2009 için dikkatli olunması gerektiÄŸini ifade etti.

Kriz GAP yatırımını etkilemez GAP idaresi BaÅŸkanı Sadrettin Karahocagil ise krizin GAP Eylem Planı’nı etkilemeyeceÄŸini belirtti. Küresel kriz nedeniyle devlet yatırımları kısılsa bile GAP’ın bu sürecin dışında kalacağını anlatan Karahocagil, eylem planı ile bölgede ekonomik büyümeyi sosyal geliÅŸmeyi ve istihdam artışını saÄŸlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Buğüne kadar GAP için 41.2 milyar YTL harcandığını belirten Karahocagil proje tamamlandığında kiÅŸi başına milli gelirde yüzde 209′luk artış olmasının beklendiÄŸini kaydetti. 3.8 milyon kiÅŸiye iÅŸ imkanı sunacak olan GAP’ta master plana göre proje tamamlandığında 1.8 milyon hektarlık alan sulamaya açılacak ve yılda 27 milyar kwh elektrik üretimi yapılacak. 2.1 milyar dolarlık dulama 2.2 milyar dolarlık ise enerji girdisi saÄŸlanacak. Ulusal ekonomiye yılda 17.1 milyar dolarlık katkısı olacak.

Çiftçiye kırsal kalkınma desteÄŸi TeÅŸkilatlandırma ve Desteleme Genel Müdürü Mehmet TaÅŸan ise AB aday ülkelere katılım öncesi yardım aracı IPA programına dikkat çekerek Türkiye için 2007-2013 döneminde kırsal kalkınma için AB tarafından yaklaşık 750 milyon Euro hibe desteÄŸi saÄŸlanacağını kaydetti. IPARD Programının AB Komisyonu tarafından kabul edildiÄŸini, programı uygulayacak tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu kurulduÄŸunu hatta Åžanlıurfa il koordinatörlüğü’nün de kurulduÄŸunu belirten TaÅŸan ilin IPARD programının uygulanacağı öncelikli illerden olduÄŸunu anlattı. TaÅŸan, Haziran 2009′dan itibaren baÅŸvuruların alınacağını belirterek Ab standardında üretim yapan iÅŸletme sayısını artırmak istediklerini aktardı.

TABLO1

Tarımsal üretimde Åžanlıurfa’nın Türkiye’nin içindeki payı

Antepfıstığı        %38
KırmızıMercimek        %36
Pamuk        %30
susam        %24
Arpa        %7
Karpuz        %7
Buğday        %5
Kaynak: Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü

TABLO2

Åžanlıurfa’nın son 5 yılda aldığı destekler

Prim desteği        1 milyar 126 milyon YTL
Hayvancılık desteği        26 milyon YTL
Mazot desteği        105 milyon YTL
Gübre desteği        52 milyon YTL
Diğer destekler        554 milyon YTL
Toplam destek        1 milyar 863 milyon YTL
Kaynak: Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü

Arama Yapabilirsiniz

Fikirle.com Bloğu içerisinde arama yapmak istediğiniz kelimeyi aşağıya yazıp enter'a basınız.

Yorum yazın:

İsminiz *

Emailiniz *

Websiteniz