AsLaN
Wed 29 October 2008, 08:50 pm GMT +0200
- ebilir ,-abilir anlamına gelir
1- Yeteneklilik gösterir ( ability )
Örnek ( example ) :
Animals can't speak. Hayvanlar konuşamazlar.
She can speak engilish. O ingilizce kouşabilir.
2- İzin gösterir ( permission )
Örnek ( example ) :
You can have a party. Partiye gidebilirsin.
Could :
1- Present olarak izin istemek , olasılık ve nazik bir istek için kullanılır.
Örnek ( example ) :
Could I borrow your pen ? Kaleminizi ödünç alabilir miyim ? ( permission )
It could snow tonight. Bu gece kar yağabilir. ( probability )
Could I invite you to drink tea ? Sizi çay içmeye davet edebilir miyim ? ( request )
2- Can in past şekli olarak kullanılır ( ability ).
Örnek ( example ) :
She could play the piano at the age of four. O dört yaşındayken piano çalabiliyordu.
We couldn't go out last night. Dün gece dışarıya gidemedik.
1- Yeteneklilik gösterir ( ability )
Örnek ( example ) :
Animals can't speak. Hayvanlar konuşamazlar.
She can speak engilish. O ingilizce kouşabilir.
2- İzin gösterir ( permission )
Örnek ( example ) :
You can have a party. Partiye gidebilirsin.
Could :
1- Present olarak izin istemek , olasılık ve nazik bir istek için kullanılır.
Örnek ( example ) :
Could I borrow your pen ? Kaleminizi ödünç alabilir miyim ? ( permission )
It could snow tonight. Bu gece kar yağabilir. ( probability )
Could I invite you to drink tea ? Sizi çay içmeye davet edebilir miyim ? ( request )
2- Can in past şekli olarak kullanılır ( ability ).
Örnek ( example ) :
She could play the piano at the age of four. O dört yaşındayken piano çalabiliyordu.
We couldn't go out last night. Dün gece dışarıya gidemedik.