Ata'mızdan Anılar...





+ Fikirle.Com - Türkçe Fikir Paylaşım Forumunuz » Forum » Genel » Atatürk Hakkında
 Ata'mızdan Anılar...

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Bu Konuyu Gönder
Gönderen Konu: Ata'mızdan Anılar...  (Okunma Sayısı 118 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
02 Temmuz 2009, 13:48:37
WaRSa KaDeRinDe TeCaVüze uqRamak ÇıRpınmaYı ßıraK ZeVKine ßaq ...
Forum Görevlisi
*
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 14 Aralık 2008, 21:06:23
Son Giriş: 11 Mart 2010, 12:29:29
Yaş: 17
Burç: Kova
Meslek: Öğrenci
Konu Sayısı: 5370
Mesaj Sayısı: 6.079
Yaşadığı yer: Fikirle.com
İlişki Durumu: Yalnız
Kan Grubu: 0 Rh+
Teşekkür Sayısı: 289
Kişisel Mesajı:
aSiLєя кяaL тaηıмaz... iSмuтa

Üyelik Bilgileri WWW
Durumu: Offline
« :»
TÜRK ORDULARI BAŞKUMANDANI'YIM

Afyonkarahisar'ın hatlarının çözülmesi sonunda birkaç Yunanlı tutsak, gece vakti Mustafa Kemal'in çadırına getirilmişti. Bunlardan birisi, Muzaffer Generalin doğup büyüdüğü Selanik'ten gelmişti. Yunanlı tutsak,sima kendisine yabancı gelmediğinden ve üniformasında da hiçbir bellilik görmediğinden kim olduğunu ve rütbesini sormaya başlamıştı.
- Binbaşı mısınız?
- Hayır.
- Albay mı?
- Hayır.
- Korgeneral mi?
- Hayır.
- Peki nesiniz?
- Ben Mareşal ve Türk Orduları Başkomutanı'yım!
Şaşkınlıktan ağzı açık kalan Yunanlı kekeledi:
- Bir Başkomutan'ın savaş hattına bu kadar yakın yerlerde dolaşması işitilmiş değil de!..

General SHERRIL
 
 
YENİLSEYDİK SORUMLU BEN OLACAKTIM

Bir aralık konu İstiklâl Savaşı'na geldi. Dikkat ettim, Binbaşılar dahil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini, nerede bulunduğunu, sanki bir gün önce olmuş gibi  hatırlıyordu. O savaş ki;araç, gereç ve personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere Binbaşılar, Kolordulara Yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı, hem yazarı, hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata'yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı, öylesine güzeldi ki, hepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı:
- İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şerefler de ortaktır.

Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük, adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti:
- Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olacaktı.

Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin, zaferleri kendine maleden, yenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.

Ord. Prof. Sadi IRMAK

 
Biliyorum Çocuğum..

Hatay sorununda Fransızların zorluk çıkardığı günlerdeydi. Atatürk, sofrasına çağırdığı Fransız Fevkalade Komiseri'ne içini döküyordu.
-Hatay işi, benim kişisel davamdır. Beni üzüyorsunuz. Korkarım ki, beni meseleyi başka türlü halletmek zorunda bırakacaksınız.
Atatürk bu sözleri Türkçe olarak yüksek sesle söylüyor ve herkes dinliyordu. Hazır bulunanlardan Kazım Paşa'da onun sözlerini Fransızca’ya çeviriyordu. Atatürk’ün “Beni Üzüyorsunuz” sözü salona yansır yansımaz arka sıralarda bulunan bir genç ayağa kalkarak:
-Atatürk! Üzülme arkanda biz varız, diye bağırdı.
Atatürk birden başını sesin geldiği yöne doğru çevirdi. Kaşları kalkmış, ürkünç bir çehre almıştı. Salon birden derin bir sessizliğe gömüldü. Herkes Atatürk’ün gence sinirlendiğini sanıyordu. Oysa tam bu sırada gözlerini gence diken Atatürk, onun bu sözüne karşılık olarak:
-Biliyorum çocuğum, onu bildiğim için böyle konuşuyorum, diye karşılık verdi.
 
 
Atatürk ün Yargıç Kararına Saygısı

Ölümünden iki yıl önce Atatürk'ün canına kıymak için kurulan bir tuzak meydana çıkarılmıştı. Hem de bu düzeni kurmakla suçlanan kimse "Milli Mücadele"den beri Ata'nın yolunda çalışmış sevgi ve güvenini kazanmış birçok iyiliklerini de görmüş biri idi.
Haber yurtta şaşkınlık ve tiksinme oluşturdu. Herkes bunu konuşuyor "nasıl olur" diyor bir türlü herhangi bir nedene bağlanamıyordu.
Sanık yakalandı adalete teslim edildi. Fakat Atatürk olaydan haberi yokmuş gibi bu konuda ne düşündüğünü açıklamak için ağzını açmadı adalet son sözünü söyleyinceye dek sustu. Atatürk'ün bu suskunluğu çeşitli yorumlara uğramıştı; kimi "bu üzüntülü olayı anmak istemiyor" dedi kimi de "bunun doğru olduğuna inanmıyor" diye düşündü.
Sanığa yükletilen suç yargı yerinde ispat edilemediği için adam aklandı.
İşte yargıç kararını bu yolda verdikten sonradır ki Atatürk bu konuda ağzını ilk ve son kez olarak açtı ve yalnız şunu dedi:
"Suça yeltenilmiştir ancak yargıç buna kanacak ölçüde kanıt bulmuş değildir."

 



ASKERLE GÜREŞ

Bir gezisinde, Kolordu Binası'nın kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:
— Sen güreş bilir misin?

Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi. Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı.

Ceketini çıkarıp Mehmet'e ense tuttu:
— Haydi, bir de benimle güreş!

Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata'sının yüzüne hayranlıkla baktı:
—“Atam," dedi. "Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?"

Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı.
 
 
İZMİR
 
 
İzmir kurtuldu, çok tatlı bir yorgunluk üstlerinde..Ankara'ya hareket edecekler. Trene binip kompartımana çekilirler.
Ertesi gün kompartımanın kapısını çalar Yaveri.
Açar yorgun, bitkin, kravatını yıkamaktadır Atatürk.
Yaveri:
"Paşam bu ne hal? hiç uyumadınız herhalde.. Niye böylesiniz"der.
"Ya çocuk.. Kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı unutmuşsunuz.
Kolumu yastık yaptım,ağrıdı, setremi yastık yaptım, üşüdüm.Bende uyumadım kalktım" der.
Yaveri:
"Aman Paşam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik" der.
Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan'ın verdiği tarihi cevap....
Der ki...:
"Geç farkettim, hepiniz en az benim kadar yorgundunuz. Hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil, milletimin rahat uyuması".
 
 
İZMİR SUİKASTI


İzmir'de hazırlanan o alçakça suikastın sonuçsuz kalmasından sonra bir gün bize şu olayı anlatmıştı:
- "Ziya Hurşit'in beni öldürmeye memur ettiği iki zavallı vardı. Sorguları yapıldıktan sonra bunların birisini yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu. Kendisine sordum:
- Sen Mustafa Kemal'i öldürecekmişsin, öyle mi?
- Evet, dedi. Ben yine sordum:
- Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin?
- Fena bir adammış o. Memlekete çok fenalık yapmış. Sonra bize onu öldürmek için para da vereceklerdi.
- Sen Mustafa Kemal'i tanıyor musun?
- Hayır.
- O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin?
- Geçerken işaret edecekler, Mustafa Kemal işte budur, diyeceklerdi. Biz de öldürecektik.

O zaman cebimdeki tabancayı çıkararak kendisine uzattım:
- Mustafa Kemal benim, haydi al eline tabancayı, öldür, dedim.

Herif benden bu karşılığı alınca yıldırımla vurulmuş gibi oldu. Bir süre şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra diz üstü kapanarak hüngür hüngür ağlamaya başladı..
 
 
 
ALÇAK GÖNÜLLÜ


Atatürk'ü, 1938 Gençlik ve Spor Bayramı günü, son defa, 19 Mayıs Stadyumu'nda gördüm. Şeref tribünü kapısında -o zaman küçük bir çocuk olan kızıma- o günün anısı olan rozetini taktırmayarak bir şeyler söylüyordu. Zayıf ve yorgundu.

Kızımdan Atatürk'ün kendisine neler söylediğini sordum:
— Rozette resmim varmış, nasıl takarım? dedi.
Zeki ve alçakgönüllü Atatürk rozetteki resmi görmüştü.

Bu, O'nun stadyuma ilk ve son gelişi, sanki gençliğe vedası oldu
 
SENİ  SEVİYORUZ  ATA'M

Facebook'a Ekle
Logged

Kral olarak hiç soytarı sıkıntısı çekmedim, etrafımda bolca var ne yazıkki...


αѕℓα уαℓηız уüяüмєуєcєкѕιη..! [ yoυ wιll ɴever wαlĸ αloɴe ]
Logo Adam
Robot Üye
*

Mesaj sayısı: 44.920
Burç:Fikir Burcu

Kişisel Mesajı:
Her şey bir fikirle başlar...

Durumu:Online Çevrimiçi

*


Re: Ata'mızdan Anılar...
« Posted on: 13 Mart 2010, 22:16:59 »

 
     

Konuların tamamını görebilmek için aktivasyon maili beklemeden 7 Saniyede kaydolabilirsiniz. Daha önce kaydolduysanız giriş yaparak konuların tamamını görebilirsiniz.


Etiketler: Ata'mızdan Anılar... hakkında bilgiler, Ata'mızdan Anılar... programı, Ata'mızdan Anılar... ile ilgili fikirler, Ata'mızdan Anılar... program yükle, Ata'mızdan Anılar... download, Ata'mızdan Anılar... hikayeleri, Ata'mızdan Anılar... resimleri, Ata'mızdan Anılar... haberleri, Ata'mızdan Anılar... ile ilgili konular, Ata'mızdan Anılar... uyumlu tema,eklenti, Ata'mızdan Anılar...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Mesaj yazılınca Haber Ver Bu Konuyu Gönder
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0.5 beta 1© Bloc


Yasal Uyarı
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız direk yöneticilere bildirebilirsiniz, eğer üye iseniz Öneri-İstek-Şikayet  bölümünde dile getirebilirsiniz üye değilseniz İletişim sayfasını  kullanabilirsiniz şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Arsiv
|Lida | Arşiv | Arşiv2 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Blog | GoogleTag | Sitemap0 | Sitemap1 | Sitemap2 | SitemapBlog | SitemapBlog2
Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Vbulletin Tema Düzenlemesi By Fikirle.Com