Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir?






+ Fikirle.Com - Türkçe Fikir Paylaşım Forumunuz » Forum » Genel » Garip olaylar
 Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir?

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:

Sayfa: [1] 2 3 4 5   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Bu Konuyu Gönder
Gönderen Konu: Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir?  (Okunma Sayısı 21737 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
08 Ağustos 2008, 01:24:58
Yönetici
*
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 29 Nisan 2008, 01:00:00
Son Giriş: 01 Eylül 2010, 22:33:08
Konu Sayısı: 2456
Mesaj Sayısı: 3.426
Yaşadığı yer: Fikirle.Com
Kan Grubu: AB Rh+
Teşekkür Sayısı: 350
Kişisel Mesajı:
Hayatta herşey bir fikirle başlar...

Üyelik Bilgileri WWW
Durumu: Offline
« :»

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor


Linki Görebilmek İçin
 Üye Ol veya Giriş Yap


Vampirler var mı?

Webster Sözlüğü´nü açtığınızda Vampir sözcüğünün karşısında şu yazar;" Ölü bir insanın canlanmasına veya geceleri mezardan çıkmasına inanmak; vampirler uyuyan insanların kanlarını emerler." Vampirolog Rosemary Guiley, sondaki uyuyan insanların kanlarının emilmesi bölümünün saçma olduğunu söylüyor ve ekliyor; "Aslında tümü saçma, herkes vampir tanımını aynen yapamaz, genelde filmlerden ve kitaplardan etkilenilir. Ortada hep ölümsüz, fiziksel ve seksüel yönden çok güçlü, yapmacık, geceleri yaşayan ve doğaüstü güçlere sahip bir yaratığın olduğu sanılır. Bu saçma inançlara göre bir vampir, kötülük doludur çünkü yaşayan insanların kanlarını emerek yaşamını sürdürür, oysa bu doğaüstülük ve ölümsüzlük için işe yaramaz. Sonuç olarak bütün bunlar vampir folklöründen kaynaklanırlar ve gerçekten uzaktırlar."

Gerçekten de vampir inancı Slav Folklörü´nden doğmuştur; mezardan çıkan ölüler, kötü ruhlar, şeytani yaratıklar, kan içen doğaüstü güce sahip insanlar, kurt adamlar veya cadılar veya hayvani şekillere dönüşmeler; daha ne ararsanız arayın; tümünü Slav folklöründe bulabilirsiniz. Ama Guiley, böyle standart özelliklere sahip iddia edilen biçimde bir vampirin olmadığını söylüyor. Aksine vampirler doğal ortama kendilerini uydurmaya muktedirdirler ve gelişimleri sürekli aldatıcı görünüşler halindedir; amaç kollektif insan bilincini yanıltmaktır. Bu tanım, aslında Vampir Realitesi´nin arzuladığı tanımlamanın doğrultusundadır ve bilinçlidir.

Vampirimsi vampirler!

Vampir araştırmacısı Guiley, yıllarca süren araştırması sırasında, ne Bram Stoker´ın Dracula´sına, ne de Anne Rice´in Lestat´ına veya Armand´ına raslamadığını belirtiyor. Bunlar gerçekten birer kurgu-fantazi, bu tür tiplemeler aslında arzulanan istenen vampir tiplemeleri yani toplumun bilinçaltı atamaları; güncel sinemada bu daha belirgindir; artık vampirler Klaus Kinski, Christopher Lee veya Bela Lugosi gibi çirkin değil, Gary Oldman, Antonio Banderas veya Tom Cruise gibi yakışıklı ve seksidirler, seyirci onların kazanmasını açık açık ister ve taraflarını tutar. Guiley´in ideal vampirin elbette doğaüstü olacağını ama bunun alternatif realite gereği anl*_* geldiğini söylüyor; asıl gizem eğer dikkat edilirse buradadır ve vampirin doğaüstülüğü buradadır yani alternatif olmasında... Gerçek vampirler herşeyden evvel, genelde kan fetişisti değiller. Bireysel olarak bazıları insan veya hayvan kanını şiddetle arzu ediyorlar. Bu arzu kan tadını sevmek veya biraz seksüel ya da majikal bir ritüel sonucunda oluşabilir, bazıları sağlık, uzun ömür ve majikal güç sağlamak gibi nedenleri ortaya koyuyorlar. Birçok kan içici, basit ve saf insanlar, vampir inançlarıyla ya da doğaüstü güçlerle hiç ilgilenmiyorlar. En iyisi, onları "vampir gibi" diye tanımlamak çünkü gerçekten geleneksel veya kurgusal vampir gibiler; kan tüketiyorlar. Bazı kan içme olaylarının içeriğinde kurbanların kanını içme faktörü kıskançlıktan veya kinden kaynaklanıyor. Bunlar gerçek vampir değiller, sadece vahşi bir biçimde öldürüyorlar. Anemi hastalığana tutulmuş olanları hariç tutabiliriz; kan hastalıklarının kan içme tutkusuna neden olduğu görülmüştür ama biz bu olayları vampirlik saymıyoruz.



Jung ve vampirlerin kaynağı...

Psikiyatrinin babası Carl Gustav Jung, Kollektif Bilinç Alanı kuramını geliştirirken tüm İnsanlığın ortak bir ruh alanında veya frekansında bir bütün olduğunu veya iletişimde olduğunu savunuyordu, bu alanda kollektif anılar ve bastırılmış materyal bulunuyordu. Kollektif Bilinçaltı zamanın başlangıcından beri, İnsanlık tarafından paylaşılmakta, bu depoda ilkel anılar ve örnek tavırlar yani Arşetipler bulunuyor. İşte bu örnekler, bizleri çeşitli biçimlerde etkiliyorlar; imajinatif olarak rüyalarda, dini inançlarda, mitlerde, sanatta ve folklörde belirginleşiyorlar. Jung´a göre, Şeytan kötülüğün arşetipi olarak tanımlanıyor, Toprak Ana inancı, doğumun, ölümün ve yeniden doğumun arşetipi ve vampirler, onlar da kollektif bilinç altında varlar. Bu yaklaşım bilimseldir ama hiç kimse tüm bilinmeyenin bireysel veya kollektif bilinçaltından kaynaklandığı kesin iddia edemez. Zıt bir teze göre ise, kayda değer olaylar vardır çünkü dışsal ve alternatif olaylar oluşmaktadırlar. Vampirizm de bu çerçevenin içinde yer alır. Gerçek ise, herhalde iki kuramın arasında bir yerdedir... İkisi de diyoruz çünkü kollektif bilinçaltı kuramı günümüzde reddedilemeyecek bir gelişme içindedir, filmler, kitaplar, reklamcılık ve pop-kültür kıtalararası boyutta büyük bir güç oluşturmaktadır. Guiley´in Vampir tiplemeleri içinde görülür ki, aynı ilgi alanı iki vampirin buluşmalarını sağlamaktadır ama bu ilgi buluşması bilinç düzeyinde nadir olur, buluşma daha çok bilinçaltında gerçekleşmektedir. Yıldırım aşkı gibi...

Ve artık Kont Dracula geliyor...

Yolunuz Romanya´ya düşerse ve tabii vampirlere meraklıysanız eğer, Wallachia bölgesinde yani ünlü Transilvanya´da, Arges Irmağı´nın kaynağına doğru gidin ve sorun; size tarif edilen yerde bir şato yıkıntısı bulacaksınız; işte orası Kont Dracula´nın ya da asıl adıyla Vlad Tepes´in şatosudur. 1456´da Vlad, buraya hakimdi, şatonun stratejik uygunluğu çok işine yarıyordu, sarp kayaların tepesinde ulaşılmaz bir yerdeydi. Vlad´ın amacı Boyarlar´ı kölelikten kurtarmaktı. O dönemde, Wallachia´da iki sınıf vardı; köleler ve Boyarlar yani aristokrat sınıf. Osmanlılar´ın baskısı ve etkisi nefes aldırmıyordu; Osmanlı tahtında Fatih Sultan Mehmet vardı ve Bizans´ı yok eden genç Sultan´ın gözü Balkanlar´daldı. Boyarlar´ın silahlanmasına ve ordu kurmalarına izin vermiyordu. Tepes, bazı Boyarlar´ın Türklerle iyi geçinmelerine kızıyor, gizli gizli örgütleniyordu. 1457 yılında Vlad Tepes bir darbe hazırladı, bir gece yarısı Osmanlı taraflısı Boyarlar´ın şatolarını tek tek basarak tümünü aileleriyle beraber esir aldı ve vahşet o gece başladı. Esirlerini aylar boyunca dolaştırarak birer birer öldürdü. İnanılmaz işkenceler yapıyordu, kadın çocuk dinlemiyor; anadan doğma soyuyor, uçurumlardan atıyor, derilerini yüzüyor, açlıktan öldürüyor, buzlu sularda boğduruyordu. Sonunda haberler Fatih´e ulaştı, ardından Osmanlı birlikleri bölgeye girdiler. Tepes, önce birkaç çatışmayı kazandı ve esir ettiği Türkleri feci şekilde öldürttü; çoğunun kavuklarını başlarına çivilettmiş ve sonra da kazığa oturtmuştu. Tam anlamıyla çıldırmıştı; yağ kazanları kaynatıyor, insanları içine canlı canlı atıyor, kesik başlardan kuleler yapıp karsısında oturup şarap içiyordu. işte Kazıklı Voyvoda ünvanını o zaman kazandı çünkü esirlerini canlı canlı yağlanmış kazıklara oturtuyordu. Böyle bir ölüm günlerce sürüyordu...

Sonunda Osmanlı ordusu, Tepes´i şatosunda sıkıştırdı ama şatoyu almak çok zordu; beş kulesi vardı, konumları ve sarp kayalar top ateşini engelliyor, Türkler sürekli çapraz ateş altında kalıyorlardı. Efsaneye göre, şatoda uzaklara açılan gizli geçitler vardı, Osmanlı askerleri canla başla savaşırlarken, çevreden Tepes´in başka yerde olduğu haberlerini alıyorlar ve moralleri bozuluyordu ve sonunda Voyvoda´nın orada olmadığından emin olarak geri çekildiler ama savaş bitmemişti. Sürekli Türklerle savaşan Tepes,1462´de kaça kaça gerilediği Poenari´de kuşatıldı, karısı kuleden ırmağa atlayarak intihar etti. Ama Tepes yine kaçmayı başararak yeniden örgütlenmeye başlamıştı ki, öldürüldü, söylentilere göre bir suikaste uğramıştı. Efsaneye göre, başı kesilerek, bedeni kayalardan aşağı atıldı, cesedi toplayan rahipler bir Snagov Manastırı´nın gizli bir mahzenine gömdüler. Ama 1931´de yapılan kazılarda birşey bulunamadı. Türkler sonunda şatoyu da ele geçirerek yakıp, yıktılar, öç alınmıştı. Kalıntılar 1940´daki bir depremde sonra iyice kayboldu. 1960´a kadar şatonun yeri bilinmiyordu; Raymond T.McNally ve Radu R.Florescu şatoyu bulduklarını iddia ettiler. Şato restore edildi ve Romanya için önemli bir gelir kaynağı oldu. Bu iki araştırmacı aynı zamanda da, efsanevi Kont Dracula´nın tarihi tiplemesini de yaratmış oldular; Florescu bulduğu bir belgede, Tepes´in kurbanlarının kanını içtiğini ve ölümsüzlük peşinde olduğunun yazılı olduğunu açıkladı. Bram Stoker´ın Dracula´sı da aynı çizgide olduğu için, artık Dracula efsanesi tamamlanarak sağlam temellere oturtulmuştu. Öte yandan bugün Romanya´da bir tarihçiye göre Tapes´in şatosu bulunan şato değildir. Yani öylesine bir şatodur ama işlevini yerine getiriyor. İşlev ne mi? Elbette ki turizm...

Stoker´in Dracula´sı 1897´de yazıldı; ortada kesin kanıtlar olmasa da, Stoker´ın Vlad Tepes´le ilgili tarihi kaynakları bir şekilde ele geçirdiği sanılıyor. Tepes, Stoker´ın Dracula´sının prototipiydi. Dracula "Şeytanın Oğlu" veya "Ejderhanın Oğlu" anlamındadır; Tepes´i daha prensken babası "Dracul" adıyla çağırıyordu; vampir ve şeytan tanımları sonradan eşleştirildi; Dracula´nın vampirlerle bağlantısı ise Stoker´ın kitabıyla başladı. Stoker, bir vampir romanı yazmak istemişti, o dönemde bu tür romanlar yazmak biraz da modaydı. Shelley de, "Frankestein"ı o dönemde yazmıştı. Mekan olarak Transilvanya´yı tercih etti; kütüphanelerde yaptığı uzun çalışmalarda Vlad´ın ve Dracula Şatosu´nun tarihini bulmuş ve oradan yola çıkmış olmalı ama Transilvanya´ya hiç gitmemişti ve işin garibi bir sinema ve korku edebiyatı mitosu yaratacağı aklına gelmemişti...



Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 31 Temmuz 2009, 21:57:53 Gönderen: Ahmet O.K. »
Logged


 
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor


Linki Görebilmek İçin
 Üye Ol veya Giriş Yap
Şikayet, İstek, Eleştiri ve Önerileriler için  TIKLAYINIZ>>>


Logo Adam
Robot Üye
*

Mesaj sayısı: 45.318
Burç:Fikir Burcu

Kişisel Mesajı:
Her şey bir fikirle başlar...

Durumu:Online Çevrimiçi

*


Re: Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir?
« Posted on: 03 Eylül 2010, 07:23:02 »

 
     

Konuların tamamını görebilmek için aktivasyon maili beklemeden 7 Saniyede kaydolabilirsiniz. Daha önce kaydolduysanız giriş yaparak konuların tamamını görebilirsiniz.


Etiketler: Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? hakkında bilgiler, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? programı, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? ile ilgili fikirler, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? program yükle, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? download, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? hikayeleri, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? resimleri, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? haberleri, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? ile ilgili konular, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir? uyumlu tema,eklenti, Vampirler var mı yok mu? Vampir Gerçeği nedir?
Logged
05 Eylül 2008, 10:18:26
!!!!C@NO!!!!! ;)...Soğuk bir GAZOZ istermisin ?
Forum Kurdu
*
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 10 Mayıs 2008, 11:38:19
Son Giriş: 15 Kasım 2008, 09:13:11
Yaş: 19
Burç: Terazi
Takım: Fenerbahçe
Konu Sayısı: 175
Mesaj Sayısı: 918
Yaşadığı yer: diyar_I mevlana
İlişki Durumu: Birisi var
Teşekkür Sayısı: 35
Kişisel Mesajı:
!SüPüRgElİ cAdI!

Üyelik Bilgileri
Durumu: Offline
« Yanıtla #1 :»
yok artık yha :S
Logged


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor


Linki Görebilmek İçin
 Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor


Linki Görebilmek İçin
 Üye Ol veya Giriş Yap

BENİ ÇEKEMEYEN ANTEN TAKSIN:)

YANIMDAKİ SEVGİM.. Smiley KIYMETLİM



SENİ SEVİYORUMMM...GÖZLERİNDE KAYBOLDUĞUM... Smiley
05 Eylül 2008, 11:01:44
I ' m Not norMaL . . . xXxx
Gayretli Üye
*
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 29 Ağustos 2008, 09:07:32
Son Giriş: 01 Ekim 2008, 12:32:36
Konu Sayısı: 13
Mesaj Sayısı: 269
Yaşadığı yer: qezqiNimDiR . . .
Teşekkür Sayısı: 8
Kişisel Mesajı:
<3. ŞeBoKoLik <3.

Üyelik Bilgileri
Durumu: Offline
« Yanıtla #2 :»
bence saçma cinmiş vampirmiş inanmıyoRum ben qerçi aLLah biLiR ama wampiR saççMa geLiyoR harbiden
Logged



13 Ağustos 2009, 14:00:45
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 13 Ağustos 2009, 13:57:07
Son Giriş: 13 Ağustos 2009, 14:02:30
Yaş: 16
Meslek: öğrenci
Konu Sayısı: 0
Mesaj Sayısı: 1
Yaşadığı yer: adana
Teşekkür Sayısı: 0

Üyelik Bilgileri
Durumu: Offline
« Yanıtla #3 :»
ateş olmayan yerden duman cıkmaz derler bence wampir var Wink
Logged



büşra kahveci - www.fikirle.com

13 Ağustos 2009, 16:25:17
'Ne mutLu kaLbiNe düşeNe,,Ne mutLu kaLbiNe seN düşeNe ..PaSaMmmMmmm <3 <3 !... AraRaTıN !SYaN KıZI .....
Prenses Üye
*
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 30 Ekim 2008, 20:11:37
Son Giriş: 26 Haziran 2010, 22:59:28
Yaş: 17
Burç: Akrep
Takım: Fenerbahçe
Meslek: öğrenci
Konu Sayısı: 885
Mesaj Sayısı: 4.158
Yaşadığı yer: izmir
İlişki Durumu: Sözlü
Teşekkür Sayısı: 92
Kişisel Mesajı:
éLLerini bırak avuçLarımda kaLsın, Sén oL yanımda yıLLar ömrümü çaLsın ♥

Üyelik Bilgileri
Durumu: Offline
« Yanıtla #4 :»
benim küçüklükten beri hayalim vampir  terafından ısırlmak tabi ki sonradan bu herhangi bi vampirden cıktı ama neyse  Güldüm valla   Güldüm valla   Güldüm valla   yha aslında saka maka ama ben o kdar arastırdım efsaneden öteye gidilmemiş bi şey tamam ates olmayan yerden duman cıkmaz demiş bi arkadasımız ama van gölü  canavarıda bi efsaneden öteye gidememiş ve bilim adamları bile varsa gösterin familyasını inceleyelim demişler ki bazı insanlar bunu gördüklerine yemin bile etmişler ikiside aynı bence bu sadece mitolojik bi inanış seklı gibi geliyo bana tekrar canlanma olayına benzetme gibi bişi.. ama  bilinen o ki kesinlik bu konuda yok ve olmasıda biraz imkansız cnkü sadece kan içerek yasıyan bir canlının bu güne kadar gelebilmesi için bir ck kan içmesi gerekmekte ve bu kanlarıda insanlardan ve hayvanlardan salıcağına gre ve bu canlıdan tek bi tane olduğuna inanılmadığınıda ele alırsak o zmn insan soyunun tukenmesi gerekmezmiydi yada tüm hayvan türlerinin ama  buna zıt olarak insan sayısında her gecen gün artış gözleniyo Wink biraz daha iyi incelenirse olmıcağını görmek daha da kolaylasır  bence   kirp:
Logged


 

(¯`v´¯)
`*.¸.*´
¸.•´¸.•*¨) ¸.•*¨)
(¸.•´ (¸.•´ .•´ ¸¸.•¨¯`•.♥ ♥ ♥


♥ ɯɐsɐdɯnɹoʎıʌǝs ıuǝs ♥



13 Ağustos 2009, 18:06:24
'kaLbini yeRim aşqLaRın en qüseLii..! 'kaLbini yeRim aşqLaRın en qüseLii..! 'kaLbini yeRim aşqLaRın en qüseLii..!
Forum Görevlisi
*
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 03 Ağustos 2008, 13:34:01
Son Giriş: 21 Ağustos 2010, 12:24:57
Yaş: 19
Burç: Boğa
Takım: Galatasaray
Meslek: kitap hamallığı
Konu Sayısı: 2086
Mesaj Sayısı: 6.999
Yaşadığı yer: KaHraMaNKenT
İlişki Durumu: Sözlü
Teşekkür Sayısı: 278
Kişisel Mesajı:
Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun, Duyduğum en derin sevgi senin eserin, Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin, Ve kurduğum en güzel hayal sensin.

Üyelik Bilgileri
Durumu: Offline
« Yanıtla #5 :»
benim kanım fazla bu aralar kan vermeyi düşünüyom varsa vampir gelsin kanımı ona bağışlim  Güldüm valla EheHühe Grin
Logged

13 Ağustos 2009, 20:10:45
Forum Gezgini
*
Avatar Yok
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 13 Ağustos 2008, 11:43:05
Son Giriş: 21 Eylül 2009, 20:33:01
Yaş: 20
Konu Sayısı: 1
Mesaj Sayısı: 44
Yaşadığı yer: tarsus
Teşekkür Sayısı: 0

Üyelik Bilgileri
Durumu: Offline
« Yanıtla #6 :»
ben alacakaranlığı izledikten sonra vampirlere karşı ilgim oluştu bence vardır Grin Aşık'ım Aşık Hi hi Hihohi
Logged



çağla - www.fikirle.com

16 Ağustos 2009, 21:52:15
Forum Gezgini
*
Avatar Yok
Teşekkür Derecesi:


Kayıt: 13 Mayıs 2009, 08:25:39
Son Giriş: 14 Kasım 2009, 17:25:45
Yaş: 19
Konu Sayısı: 1
Mesaj Sayısı: 25
Yaşadığı yer: adana
Teşekkür Sayısı: 1

Üyelik Bilgileri
Durumu: Offline
« Yanıtla #7 :»
inşallah vardır vampir Grin
Logged



yağmurrr - www.fikirle.com

Sayfa: [1] 2 3 4 5   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Mesaj yazılınca Haber Ver Bu Konuyu Gönder
GoogleTagged

Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0.5 beta 1© Bloc


Yasal Uyarı
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay almadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız direk yöneticilere bildirebilirsiniz, eğer üye iseniz Öneri-İstek-Şikayet  bölümünde dile getirebilirsiniz üye değilseniz İletişim sayfasını  kullanabilirsiniz şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Arsiv
Arşiv | Arşiv2 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Blog | GoogleTag | Sitemap0 | Sitemap1 | Sitemap2 | SitemapBlog | SitemapBlog2
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Vbulletin Tema Düzenlemesi By Fikirle.Com